Fikirler Olmez Umutlar Olmez Access

Başka bir belirlemek (Örneğin: Cesaret, Bilim, Doğa) Belirli bir karakter eklemek Hikayenin uzunluğunu değiştirmek

Dedesi, gözlüğünü yavaşça burnunun ucuna indirip Ali'yi yanına çağırdı. Pencereden dışarıdaki uçsuz bucaksız denizi ve şehrin ışıklarını işaret etti. "Bak evlat," dedi yumuşak bir sesle. "Bir mum sönebilir ama o mumdan tutuşturduğun binlerce meşale karanlığı aydınlatmaya devam eder. Mustafa Kemal’i düşün. O bir insandı, her fani gibi aramızdan ayrıldı. Ama bize bıraktığı o büyük fikir, yani 'bağımsızlık' ve 'çağdaşlık' ateşi hiç sönmedi." Fikirler Olmez Umutlar Olmez

Ali defterin sayfalarını çevirdi. Sayfalarca şiir, not ve çizim vardı. Dedesi devam etti: "Fikirler, onları sahiplenen yürekler olduğu sürece nefes alır. Bir çocuk bir kitap okuduğunda, bir öğretmen tahtaya bir harf yazdığında veya bir mühendis vatanı için bir proje ürettiğinde o fikirler yeniden canlanır. Umut ise o fikirlerin yakıtıdır. Umudunu kaybeden bir millet, pusulasını kaybetmiş bir gemi gibidir." "Bir mum sönebilir ama o mumdan tutuşturduğun binlerce

Daha fazla hikaye veya farklı bir konu üzerinde çalışmamı istersen bana haber verebilirsin: Pencereden dışarı baktığında

O akşam Ali, sadece bir defter keşfetmemişti. Anlamıştı ki; bedenler toprağa karışsa da, kağıda dökülen bir düşünce, bir ülkü veya bir sevda nesilden nesile aktarılan ölümsüz bir mirastı. Defteri göğsüne bastırdı. Artık biliyordu ki, kendisi de o sönmeyecek ışığın bir parçasıydı. Pencereden dışarı baktığında, karanlığın içindeki her bir ışık ona birer umut zerreciği gibi göründü. Çünkü fikirler ölmezdi ve umutlar, inananların kalbinde her sabah yeniden doğardı.

Güneşin henüz dağların arkasından çekildiği, griliğin şehre çöktüğü soğuk bir Kasım akşamıydı. Küçük Ali, dedesinin çalışma odasında eski kitapların kokusu arasında dolaşırken masanın üzerinde yıpranmış, kenarları sararmış bir defter buldu. Kapağında altın yaldızları silinmiş bir yazı okunuyordu: "Fikirler Ölmez, Umutlar Ölmez."

Fikirler Olmez Umutlar Olmez